William Forsythe, Evidentia ile klasik balenin sınırlarını söküp dansı video sanatıyla buluşturarak hareketin felsefesini yeniden tanımlıyor.
Evidentia, sadece bir sahne performansının kaydı ya da sıradan bir dans filmi değildir. Bedenin hareket imkanlarını video kurgusunun, dijital teknolojinin ve farklı yönetmenlerin gözünden yeniden katmanlandıran, koreografinin doğasını felsefi olarak masaya yatıran bir görsel manifestodur. Bu çalışmayı izlemek; koreografik düşüncenin anatomisini incelemek, dansçıların kaslarındaki gerilimden kameranın açısına kadar her detayın nasıl birer sanatsal enstrümana dönüştüğüne şahitlik etmektir.
William Forsythe’ın hareket felsefesini anlamadan Evidentia’nın katmanlarında yön bulmak imkansızdır. Forsythe, Rudolf von Laban’ın hareket analizi teorilerinden beslenerek, dansçının bedenini merkezkaç kuvvetlerinin, çoklu eksenlerin ve asimetrik dengelerin yönettiği bir uzay olarak görür. Klasik balede hareket her zaman merkezden dışarıya, kontrollü ve dengeli bir biçimde uzanırken; Forsythe estetiğinde hareketin merkezi sürekli yer değiştirir. Bir kalça kemiğinin ani bir yön değişimi, omuz ekseninin kırılması ya da bir el bileğinin yarattığı ivme, bedenin geri kalanını öngörülemeyen bir kinetik zincirleme reaksiyona sürükler. Evidentia, bu kinetik kırılmaların, hareketin o anlık ve geçici doğasının video sanatı aracılığıyla kalıcı birer kanıta (evidentia) dönüştürülmesi çabasıdır. Proje, farklı koreografik bölümlerden ve bu bölümleri yorumlayan yönetmenlerin sinematik müdahalelerinden oluşur. Dansçılar, sadece sahne ışıklarının altında değil, kameranın yakın ve analitik merceğinin karşısında bedenlerinin sınırlarını zorlarlar. Siyah arka planların, çıplak stüdyo duvarlarının ve endüstriyel mekanların tercih edildiği bu estetik atmosfer, izleyicinin dikkatini sadece ve sadece hareketin saf geometrisine odaklar.
Evidentia’nın en sarsıcı bölümlerinden biri, şüphe yok ki Thomas Willems’ın endüstriyel, minimalist ve perküsif müzikal fonu eşliğinde şekillenen Solo çalışmasıdır. Forsythe’ın bizzat kendi bedeniyle de katkı sunduğu ya da efsanevi dansçıların sınırları zorladığı bu sekanslarda, hareketin hızı ve yönü insan anatomisinin sınırlarını zorlayan bir akışkanlığa ulaşır. Kamera, dansçının etrafında dönerken ya da ani kesmelerle hareketin ritmini bölerken, koreografi ile kurgu arasında kusursuz bir ritmik ortaklık doğar. Hareket, sadece sahnede üretilen bir şey olmaktan çıkar; montaj masasında yeniden doğan, zamanın yavaşlatılması ya da hızlandırılmasıyla yeni anlamlar kazanan hibrit bir yapıya bürünür. Projenin bir diğer kurucu sütunu ise düetlerdir. Klasik balenin romantik ve cinsiyet rollerine dayalı pas de deux kalıpları, Evidentia’da yerini iki bedenin birbirini ittiği, çektiği, ağırlık merkezlerini paylaştığı ya da sabote ettiği amansız bir fizik mücadelesine bırakır. Dansçılar arasındaki temas, duygusal bir flörtten ziyade, mekânda yeni formlar üretmenin yapısal arayışıdır. Bir dansçının düşüşü, diğerinin yükselişini tetikler; bedenler birbirine dolanırken ortaya çıkan geometrik şekiller, adeta soyut bir heykelin canlı panelleri gibi ekranda parıldar.
Forsythe, Evidentia ile dansın sadece sahnede canlanan ve yok olan uçucu bir sanat dalı olduğu efsanesini de yıkar. Onun için koreografi, bedenden bağımsız olarak da var olabilen, fikirsel bir organizasyondur. Proje içinde yer alan metinler, grafiksel çizimler ve dansçıların hareket yörüngelerini takip eden dijital izler, izleyiciye bir hareketin arkasında yatan entelektüel emeği gösterir. Bu durum, çağdaş sanat teorisinde koreografik nesne olarak adlandırılan kavramın en erken ve en başarılı örneklerindendir. İzleyici, sadece estetik bir dans performansına hayran kalmaz; aynı zamanda bir hareketin neden ve nasıl üretildiğine, bedenin alan içindeki matematiksel olasılıklarına dair zihinsel bir uyanış yaşar. Thom Willems’ın elektronik ses manzaraları, bazen sadece dansçıların soluk alıp verişleri ve ayaklarının zemine sürtünme sesleriyle birleşerek, izleyicideki işitsel pürüzsüzlük beklentisini de kırar. Gerçeklik, tüm çıplaklığıyla, tüm ter damlaları ve kas gıcırtılarıyla ekrandadır.
William Forsythe’ın Evidentia’sı, üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ çağdaş dansın ve video sanatının aşılması güç zirvelerinden biri olarak yerini koruyor. Klasik balenin asil prangalarını söküp atan, bedeni kendi gerçeğiyle ve modern dünyanın hızıyla yüzleştiren bu proje, hareketin felsefesini yeniden yazdı. Bu çalışmayı bugün izlemek, dijital ekranların, yapay estetiklerin ve yüzeysel görselliğin istilası altındaki modern birey için sarsıcı bir hatırlatmadır. İnsan bedeninin ne denli güçlü bir düşünce üretebileceğini, bir kol hareketinin ya da bir omurga kıvrımının nasıl derin bir edebi metne dönüşebileceğini kanıtlar. Forsythe ve ekibi, Evidentia ile dünyaya ebedi bir kinetik kanıt bıraktılar: Hareketin olduğu yerde yaşam vardır ve o yaşam, tüm kuralları yıkacak kadar özgür, tüm geometrileri yeniden yazacak kadar şairanedir.

YORUMLAR